ASLAN DOLUNAYI
Türkiye Ankara koordinatlarına göre 2 Şubat 2026 Saat: 01:09 da Aslan burcunun 13° de bir dolunay deneyimleyeceğiz.
10. ev girişinde gerçekleşen bu dolunay Aslan burcu doğası gereği görünürlük, statü, kariyer, otorite figürleri, çocuklar, eğlence anlayışı ve eğlence alanlarını, sahne ve sanatçıları, bürokrasiyi ve toplum önündeki duruşu anlatır ancak en önemlisi liderlerle ilgili konuları gündemimize taşır.
Aslan vurgusu nedenyile ben kimim ve gücümü nasıl ortaya koyuyorum mesajı bu dolunayın hakimi olacak şekilde ortaya çıkacaktır. Otoritelerin egolarının sınavdan geçeceği, sahnede olma ve hesap verme zamanlarına gönderme yapacak nitelikte bir durumu gözler önüne sergiliyor.
Yükseleni 7° Akrep yöneticisi Mars’ın ise 7° Kova burcunda yanık olması ve Plüton ile kavuşması ayrıca 3. Ev konumu sözler, sahip olunan bilgi, ifadeler, yazılan herşey, medya ve yakın çevreyle olan iletişimde söylenen sözlerin çok güçlü ve yıkıcı olabileceğinin, manipülasyona, takıntılı düşüncelere ve güç savaşlarına yol açabileceğini kısacası benim dediğim olur ısrarını gösterecek etkiler vermekte.


Söylenen sözler büyük ve geri dönülemez sonuçlar doğurabilir aman dikkat! Eline beline diline sahip olma zamanı.
Hava elemntinin baskınlığıyla ve değişken niteliğin azlığıyla ortaya çıkan tabloda zihinsel olarak oldukça yoğun, fikir ve düşüncelerde inatlaşmayla esnekliğin ve pratik olmanın zayıflayacağı bu dönemde detaylarda kaybolma riskine dikkat etmek önemini de ayrıca unutmamak gerekiyor.
Dolunay’ın ikinci dekanda gerçekleşmesi liderlerin yolculuğa çıkmasını yaşanılacak olayların da yön değiştirmesi neticesinde oluşabilecek spekülasyonları beraberinde getirebilir. Otoritenin gururdan kaynaklanan durumları ve bunun sonucunda dramatik sahnelere şahitlik edebiliriz.
Mars’ın Şans noktasıyla partil kare açıda olmasıyla acele ve fevri hareketler fırsatları kaçırmaya neden olabilir derken, Venüs ve Merkür’ün Jüpiter 150 liğiyle abartılı ölçüsüz beklentiler içerisine girilebileceğine işaret ediyor.
Merkür Chiron sekstil açısı aile ve köklerden gelen bir konunun günlük düzeni etkileyecek şekilde gelişme gösterebileceğini bu durumu konuşarak anlayarak bazı şeyleri kabul ettiğimiz takdirde iyileşmenin de beraberinde geleceğini söyler.
Son olarak Satürn Uranüs sekstili 5-7 evler arasındaki bağlantısı aşk, ilişkiler, ortaklıklar, bağlanmak ve özgürleşmekle ilgili beklentilerle beklenmedik sorunların ortaya çıkmasıyla devam mı tamam mı sorularını kendimize sorarken bulabiliriz.
Uranyen prensipte Dolunayın kardinallerini incelediğimde
Aslan dolunayı, Apollo, Atlantis, Siva, Proserphina, Kassandra, Hera, Klotho, Satürn, Nemesis, House ve İsıs birlikte çalışıyor.
Bu durum kadersel olarak bir şeylerin açıldığını toplumsal alanda geri dönüşü olmayan sonuçların olabileceğini görmezden gelinen gerçeklerin açığa çıkmasıyla günah keçisi seçilme ya da tutuklanma konularının devam edeceğine işaret etmekte.
Koç noktasından incelediğimde Unutulan bir konu, anı, hatıra sürekli tekrar eden durumlarımızı ortaya koyarak kurban kim kahraman kim gibi konuları öne çıkartmakta.


UYARILAR YAPILDI
ÖNLEM ALINMADI SONUÇ ORTAYA ÇIKTI
VE BEDELLER ÖDENİYOR…
House halkı, yaşam alanlarını, konutları ve iç güvenliği gündeme getirirken alınan kararlar her neyse doğrudan toplumun günlük hayatına dokunabilir. İsis ile toplumun bu zamanda tansiyonunun yükseldiğini, bastırılmış öfkenin protestolar, sert tepkiler ya da ani patlamalar şeklinde açığa çıkabileceğini anlatır.
Koç Noktasından bakıldığında Neptün, bilgi kirliliği, belirsizlik ve manipülasyonla gerçeğin bulanıklaştırılmaya çalışılacağını,uyuşturucu,ilaçlar,zehirlenme gibi gündemlerin dünya genelinde ses getirebileceğini söylerken;
Lachesis ile bazı süreçlerin artık geri dönüşsüz biçimde kesildiğini gösteriyor. Ok yaydan çıktı artık tüm gerçekler yavaş da olsa ortaya çıkacaktır.
Mnemosyne, toplumun hafızasının harekete geçtiğini geçmişte yaşanan travmaların, felaketlerin ya da toplumsal yaraların yeniden hatırlanmasını. Artemis ile savunma refleksini, korunma ihtiyacını ve özellikle kadınlar ile çocuklara dair hassas başlıkları öne çıkarıyor; Child, masumiyeti ve toplumun vicdanını tetikleyen olaylara işaret edebilir.
Sisypus, aynı hataların tekrarlandığını, ders alınmadığını göstererek yine aynı döngü hissini kuvvetlendirir.
Chiron, kolektif bir yaranın tekrar kanadığını, toplumun hassaslaştığını; Apollonia ise tüm bu sarsıntının ardından şifa, onarma ve düzenleme ihtiyacının doğduğunu anlatıyor.
Bu Dolunay, Apollo’nun etkisiyle konunun hızla yayılacağını, medya, sosyal ağlar ve uluslararası bağlantılar üzerinden geniş kitlelere ulaşacağını gösterirken;
Atlantis uzun süredir ihmal edilen, bastırılan ya da görmezden gelinen bir yapının artık çökmeye başladığını anlatır. Bu çöküş yalnızca fiziksel anlamda değil, bir sistemin, kurumun ya da güven ilişkisinin dağılması şeklinde de çalışıyor.
Siva bu yıkımın rastlantısal değil, zorunlu bir arınma ve yeniden doğum süreci olduğunu vurgular; yani olaylar serttir fakat geri dönüşsüz bir dönüşümü başlatır.
Dolunayın MC ile birlikte çalışması, bu sürecin doğrudan devlet, yönetim, liderler veya üst makamlar üzerinden görünür olacağını, bir açıklama, karar, istifa ya da yön değişikliğiyle kamuoyuna yansıyacağını gösteriyor.
Proserphina, yerin altından çıkan bir gerçeğe işaret eder: kapalı dosyalar, gizli belgeler, perde arkasında kalmış bilgiler artık saklanamaz hale gelir.
Bu noktada Kassandra ile daha önce yapılan uyarıların dikkate alınmadığı, uzmanların ya da belirli kişilerin “olacak” dediği şeylerin şimdi yaşandığı görülebilir.
Hera, sözleşmeler üzerinden çalışarak devlet–halk, kurum–toplum ya da ortaklık ilişkilerinde ciddi bir gerilimi; verilen sözlerin tutulup tutulmadığını sorgulatabilir.
Klotho, ile yeni bir kader ipliğinin başlatılması ve alınan kararların uzun vadeli etkiler taşıyacağına işaret ediyor.
Satürn bu süreçte sertlik, sınır ve yaptırım vererek; Nemesis ile geçmişte yapılan hataların, suistimallerin ve adaletsizliklerin artık bir bedeli olduğunu göstrebilir.
Heptasitos sürecin rastgele değil, sistemsel ve kadersel bir düzen içinde ilerlediğini; ekonomi, planlama ya da yapısal değişiklikler yoluyla yeni bir düzen kurulacağını gösteriyor.
Özetle bu Dolunay, önceden bilinen ama ertelenen gerçeklerin, güçlü tepkilerle kolektif sahneye taşındığı, bedel ödeten fakat uzun vadede yeni bir düzenin temelini atan bir kırılma noktasında olduğumuzun ilk adımları olduğunu unutmamalıyız.