YENGEÇ DOLUNAYI

Türkiye Ankara Koordinatlarına göre 3 Ocak 2026 da saat 13.02’de, Yengeç burcunun 13 derecesinde bir Dolunay gerçekleşiyor. Dolunay zamanlarında Güneş’in ve Ay’ın karşı karşıya gelmesiyle ve Ay’ın en görünür olduğu fazı yaşarız. Bu durum dolunay enerjisinin yükseldiği, gerginliklerin arttığı ve olayların daha görünür hâle geldiği zamanları bize gösterir. Gizli kalan tüm konular açığa çıkarken farkındalıklarımız artar ve bastırılmış tüm meseleler gün yüzüne çıkmasıyla bilinir.

KONTROLSÜZ TEPKİLERE DİKKAT!

Bu Dolunayın öncelikle bu 13 dereceler çok fazla dikkatimi çekmekte; belirtmeden geçemeyeceğim. Azemene dediğimiz, zodyak simetrisine uymayan derecelerden biri olması, bu alanda tam doğmamış bir enerjinin olduğunu göstermekte. Gezegen doğası her neyse ki, burada Dolunay haritasından yola çıkarak Ay’ın konumu, aile, vatan, yurt, beslenme ve güvenlik gibi alanlarda ihtiyaç duyulan durumlara karşı henüz hazır olunmadığına işaret ediyor. Bundan dolayı acele kararlara, sabırsızlığa ve bir türlü istenilen, istenildiği gibi olmuyor durumlarına bağlı zorlanmaların yaşanabileceğini vurguluyor. Bu yerleşim, duygusal enerjinin erken, korunmasız ve kontrolsüz dışa vurumuna işaret ediyor. Bu enerji doğmak ister ama ortam henüz maalesef hazır değil. Yengeç burcu; kökleri, aileyi, duygusal ve maddi güvenliği, korumacılığı, vatan topraklarını ve bütünlüğü anlatır. Su elementinde yer alması nedeniyle bu Dolunay sürecinde bireysel hayatlarda duygusal yoğunluk belirgin şekilde artabilir. Aynı zamanda seller, aşırı yağışlar, sular, denizler,deniz kazaları, sıvılar, uyuşturucu bağımlılıklarıyla ilgili konuları, beslenme ve barınma,su hayvanlarının zarar görmesi gibi konuları da bu Dolunayın ana başlıkları arasına koyarak karşıtlığıyla beraber Oğlak burcundan sistem kurma,planlama,sorumluluklar, kurallar ve otoriteyle ilgili zorlayıcı durumlarla zıtlaşmanın içerisine çekilebilineceğimize dair uyarmakta. Özel hayat ile sorumluluklar, isteklerimiz ile görev bilinci arasındaki dengede sorgulama zamanı öne çıkıyor.

13 rakamı, aynı zamanda zodyak burç kuşağının tekrar birinci burca gelmesiyle, Koç burcunun girişken ve aceleci doğasına iki kere vurgu yapmaktadır. Dolunayın Dzıban sabit yıldızıyla çalışmasının verdiği etkiye gelecek olursak; seyahatlerde sorunlar yaşanabileceği gibi, eş zamanlı olarak hırsızlıklarla karşılaşılabilme ihtimallerini de vurgulamaktadır. Bu yıldız etkisiyle bir zarar gelirse ikili halde gelir, “dikkat edin” uyarısını verir bize gökyüzü. Dereceler ve yıldızlardan gelen etkilerle farklı bir sıralamayla giriş yapmış olsam da, aslında yılın ilk Dolunayının nasıl bir resim çizeceğini göstermek istedim.

Dolunay, su elementi ve öncü bir burçta gerçekleşmektedir. 27° derece Koç burcu yükselenli haritanın yöneticisi Mars, yücelimde olduğu Oğlak burcunda, ancak yanık dediğimiz bir konumdadır. Eş zamanlı olarak Ay, Merkür, Venüs ve Mars’ın sınır dışı çalışması, bu Dolunay etkisinde dürtülerde, düşüncelerde, sınırları zorlayan ilişkilerde ve eylemlerde taşkın hareketleri öne çıkarmaktadır.

Mars yanık olduğunda; pasif–agresif davranışlar, içsel öfke birikimi, kendine kızma, “keşke o an cevap verseydim” hissi ve suçlulukla karışık öfke görülebilir. Mars dışarı değil, kişinin kendisine çalışır. Bu durum; çalışıp karşılık alamama, bedensel yorgunluk, fiziksel stres, kişinin kendi istediğini yapmakta zorlanması ve başkasının hedefi için savaşması gibi sonuçlar doğurabilir. Mars yanıkken sık görülen durumlar arasında kas–eklem gerginliği, baş ağrıları, ateşli rahatsızlıklar ve kronik yorgunluk yer alır. Yanık Mars’ı dengelemek için net sınırlar koymayı öğrenmek, fiziksel enerji boşaltımı için spor, “hayır” deme pratiği yapmak ve öfkeyi suçlulukla karıştırmamak önemlidir.

Jüpiter’in Yengeç burcunda, dördüncü evden retro konumda olması, önceden yapılan hatalı şehirleşmenin ya da altyapı sorunlarının yeniden gündeme gelmesini; geçmişten gelen ekonomik zorlukların, özellikle emlak, gıda ve tarımsal alanda oluşan abartılı fiyatların düzeltilmesi gerektiğini göstermektedir.

Haritanın yükseleninde Koç burcu yer almaktadır. Koç; liderleri, mücadeleyi, savaşı, cesareti, risk almayı ve başlatan enerjiyi anlatır. Hem yükselenin hem de Dolunayın gerçekleştiği burçların öncü nitelikte olması, bu Dolunayın harekete geçiren, başlatan ancak aynı zamanda aceleci ve tepkisel bir enerji taşıdığını göstermekte. Bu durum, olayların hızlı gelişmesine ancak yeterince olgunlaşmadan kararlar alınmasına neden olabilir.

Chiron’un 22° Koç’ta yükselen 27° Koç ile kavuşumu, Dolunay haritasında en dikkat çekici göstergelerden biridir. Bu yerleşim, kimlik, var olma, kendini savunma, aidiyet ve yanılgılar üzerinden BEN deme ceseti göstermek ve bunu hızlı tepki vermek ister Fakat Chiron etkisiyle yeterli miyim, haklı mıyım gibi yetersizlik sorgusunu çalıştırabilir. Öfke ve kırılganlıkların iç içe geçmesiyle yanlış zamanda yanlış tepkiler sıkıntıya sokabilir aman dikkat!

Dolunay sürecinde duygusal gerginlikler, aşırı savunmacılık ve korunma ihtiyacı, ev, aile ve kariyer konularında denge kurmakta zorlanma, iletişimde gerginlikler, yanıltıcı haberler, dolandırılma ve kandırılma riskleri, finansal konularda yanlış yönlendirmeler, kadınlarla ilgili gündemler ve ev içi güvenlik başlıkları daha görünür hâle gelebilir.

Ay Mars ve Ay Venüs karşıtlıklarının Yengeç Oğlak aksında gerçekleşmesiyle duyguların eylemle ve ihtiyaçlar ile isteklerin arasındaki dengenin ciddi biçimde zorlayacağını gösterecek. Ay Yengeç’teyken güvenlik, korunma ve aidiyet ihtiyacı yükselirken; karşısındaki Mars ve Venüs Oğlak’ta sorumluluk, zorunluluk, görev ve kontrol zorunluluğunu dayatıyor. Bu durum, istediğim mi yoksa yapmak zorunda olduğum mu? ikilemini ortaya çıkaracaktır. Mars karşıtlığı, öfkenin bastırılması veya yanlış zamanda patlaması riskini artırırken; Venüs karşıtlığı ilişkilerde mesafe, duygusal soğukluk ve karşılık alamama hissini tetikleyerek gerilimli durumları artırabilecek etkiler verecektir.

Uranüs’ün 27° Boğa’nın, Satürn 26° Balık ve Neptün 29° Balık ile yaptığı sekstil açı haritanın diğer önemli göstergelerinden biridir. Uranüs doğası gereği ani gelişmeler, sarsıcı olaylar ve beklenmedik yön değişimlerini özellikle Boğa burcundaki son hamlelerini Satürn Balık ile yaptığı sekstil açıyla bu süreçte kontrol, yapı ve sistem kurmayı Neptün Balık ile çözüme kavuşmasını isteyenler için son bir fırsat veriyor. Kısacası yaşanılan krizlerle tamamen dağılmak yerine yeni bir düzen kurma ihtimalini veriyor. Özellikle maddi güvenlik, beden, doğa ve toprak temalarında yaşanan ani gelişmelerin, uzun vadede daha gerçekçi ve sürdürülebilir çözümlere ulaşılabilme potansiyelini verir.

Sağlık açısından bakıldığında; beslenme, mide, bağırsaklar, göğüsler, süt bezleri, köklerden gelen genetik rahatsızlıklar ve kanser temalarını öne çıkarmaktadır. Bu dönemde özellikle hazımsızlık, gastrit ve mide hassasiyetleri artabilir. Beslenmeye dikkat etmek, mideyi yormamak ve bedensel sinyalleri ciddiye almak önemlidir.

Doğal afetler açısından bu Dolunay; aşırı yağışlar, sel ve su baskınları, yangınlar, volkanik patlamalar ve toprakla ilgili olayları özellikle çökmeler, sismik sarsıntılar gibi gelişmelere açık bir zemin oluşturabilir. Su ve toprak vurgusu bu süreçte özellikle dikkat çekmekte.

Türkiye haritasında 1-7 aksını çalıştırırken; ilerletilmiş haritasında da 4-10 aksını tetiklemekte. Bu durum dış politika,komşu ülkelerle ilişkiler, halkın genel psikolojisinin çözülemeyen ötelenmiş ve biriken sorunlarla ilgili konularını öne çıkarabilecek etkiler vermekte. Böylece geçici çözümler yerine yapısal düzenlemelerin artık zorunlu olması gerektiğidir. Bu çözüm gerçekleştirilmediği takdirde krizin adı değişir fakat kalıcılığı süreklilik sağlayabilir.

İkinci dekanda gerçekleşen bu Dolunay, insanlar arasında tutarsızlıkların, tartışmaların ve alınganlıkların oluşabileceğini; öte yandan vergiler ve ödemelerden gelebilecek, tahammülü zorlayacak durumlara işaret etmektedir. Ez cümle, Yengeç burcunda ve dördüncü evde gerçekleşen bu Dolunay, halk, gıda, tarım, su, barınma, aile ve yerleşim alanlarıyla ilgili konuların yanı sıra konut, toprak, emlak, altyapı ve yerleşim yerlerinin güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır. Konut fiyatları, kira krizleri, barınma sorunları, altyapı problemleri ya da halkın yaşam alanlarını etkileyen gelişmeler bu süreçte öne çıkabilir.

Uranyen prensipte incelediğimde Dolunayda öne çıkan asteroidler, yaşanan gerilimlerin neden bu kadar önemli olduğunu daha net anlamamızı sağlayacak. Arka planındaki ince ama kritik kırılma noktaları Hopi, Kassandra, Astrea ile sırasıyla Ocak ayının gündeminin arka planını gözler önüne sergilemekte.

Hopi, yanlış yönlendirilmiş inançları, fanatizmi, sorgulanmadan savunulan fikirleri ve cesaret zannedilen bilinçsiz çıkışları anlatır. Bu Dolunayda Hopi’nin aktif olması, insanların emin oldukları düşüncelerle hızlı ve fevri kararlar alabileceğini, ancak bu kararların sağlam bir zemine dayanmayabileceğini gösteriyor. Tuzaklar, ateşsiz silahlar, mülteciler, etnik saldırılar, yabancılarla ilgili konularda tartışmaların öne çıkmasına neden olabilir.

Herkesin Ben doğruyu biliyorum tavrıyla hataya açık bir alan yaratabilir. Bu nedenle Dolunay sürecinde ideolojik körlük, yanlış bilgiye aşırı güven ve aceleci tutumlar daha görünür hâle gelir.

Kassandra, gerçeği önceden gören, uyaran ama ciddiye alınmayan durumların olduğunu söyler. Dolunay etkisiyle duyulmayan uyarıları, nasihatleri, sonradan keşke dinleseydik dedirten durumları söyler. Bu Dolunayda Kassandra’nın vurgusu, hem bireysel hem toplumsal alanda bazı işaretlerin daha önce verildiğini, ancak bunlar göz ardı edildiğinde bile bile hata yapılabileceğinianlatır. Sorunların büyümesi, çoğu zaman beklenmedik değil; zamanında dikkate alınmayan gerçeklerin sonucudur. Bu nedenle bu dönem nasihatler ekstra önem kazanıyor.

Astrea ise adalet, tanıklık, etik ve ahlaki konular, doğru ve yanlış ayrımını, kaçırılan fırsatları, olaylara seyirci kalmak gibi konuları anlatır.

Bu dönemde olayların yalnızca duygusal değil, ahlaki ve etik bir boyut taşıdığını gösterirken mahkemelerde yapılan tanıklıklar ve bunların kişisel çıkarlarla iç içe geçmesini gösterebilir. Ayrıca haklarla sistem arasındaki çatışma bu süreçte daha belirgin hâle gelir. “Haklıyım ama bedeli ağır” hissi tam da Astrea’nın çalıştığı alandır. Ayrıca Astrea gazeteciler,medya kuruluşları ve çalışanlarını ilaveten göz doktorlarıyla ilgili alanlardan öne çıkacak konuları da getirebilir.

Dolunayın Venüs/Mars orta noktasıyla bu alandan tetiklemesi isteklerimiz ile eylemlerimiz arasındaki dengeyi kurup kuramama, istediklerimizle yapmak zorunda olduğumuz durumların tam olarak farkına varıp görev ve sorumluluk öne çıkarak ilişkilerimizde mesafenin ve istemeden yapılabilecek fedakarlıkların artık taşınamayacak şekilde zorluk vereceğini anlatmakta.

Tüm bu göstergeler birlikte değerlendirildiğinde, Gerçekler saklanamaz, uyarılar sonsuza kadar görmezden gelinemez ve etik olmayan herşey er ya da geç çözülecek der. Ancak bu çözülme, aceleyle ve kontrolsüz tepkilerle yaşandığında daha yıkıcı olabilir. Bu nedenle, hızlı ve acelecilik değil fark edip durmak ve bilinçli hareket etmek çok çok önem kazanacak.